Mehmetcan Şahin
Putin’in son Pekin ziyareti, Rusya ile Çin arasındaki yakınlaşmayı yeniden gündeme taşıdı. Özellikle Ukrayna savaşı sonrası dönemde iki ülke arasındaki ekonomik ve siyasi ilişkiler ciddi ölçüde derinleşmiş durumda. Batı’da bu yakınlaşma çoğu zaman ABD hegemonyasına karşı oluşan yeni bir blok olarak yorumlanıyor. Ancak Moskova ile Pekin arasındaki ilişki, dışarıdan göründüğü kadar homojen ve sorunsuz değil. İki ülke arasındaki ortaklık, aynı zamanda ciddi güç asimetrileri ve uzun vadeli jeopolitik gerilimler de barındırıyor.
Aslında Rusya ile Çin arasındaki yakınlaşmanın temelleri Sovyetler Birliği’nin son dönemine kadar uzanıyor. Ancak ilişkilerin bugünkü seviyeye ulaşmasında özellikle 1990’ların sonlarında yaşanan gelişmeler belirleyici olmuştur. NATO’nun Kosova müdahalesi hem Rusya’ya hem de Çin’e ABD’nin uluslararası sistemde tek taraflı askeri müdahalelerde bulunabileceğini göstermiştir. Irak ve Libya müdahaleleri de bu kaygıları daha da arttırmıştır. Aynı dönemde NATO’nun eski Sovyet coğrafyasına doğru genişlemesi, Moskova’da ciddi bir güvenlik tehdidi algısı yaratmıştır. Rusya açısından süreç yalnızca jeopolitik kaygılardan oluşmuyordu. 1990’larda uygulanan neoliberal reformlar ve 1998 Ruble Krizi ülkede büyük bir ekonomik ve toplumsal yıkım yarattı. Çeçenistan’daki savaş ve Batı’nın Çeçenlere yönelik yaklaşımı da Rus yönetiminde “çevrelenme” hissini güçlendirdi. Tüm bu gelişmeler, Moskova ile Pekin arasında ortak bir stratejik zeminin oluşmasına katkı sağlamıştır. Özellikle 2000’lerden itibaren iki ülke arasındaki ekonomik, siyasal ve askeri ilişkiler hız kazandı. Şangay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve BRICS gibi platformlar da bu yakınlaşmaya kurumsal bir çerçeve sundu. Ancak ilişkilerin asıl kırılma noktası Ukrayna savaşı sonrası dönemde ortaya çıkmıştır. Batı yaptırımları nedeniyle Avrupa pazarından büyük ölçüde dışlanan Rusya, ekonomik olarak Çin’e daha fazla yönelmeye başladı.
Bu durum ticaret verilerine de yansıyor. İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2021’de yaklaşık 143 milyar dolar seviyesindeyken, 2024’te 240 milyar doların üzerine çıktı (OEC, 2026). Çin bugün Rusya’nın en büyük ticaret ortağı konumunda. 2024 verilerine göre Çin, Rusya’nın toplam ihracatının yaklaşık %34’ünü ve ithalatının ise yaklaşık %56’sını oluşturuyor (OEC, 2026a/2026b). İki ülke arasındaki finansal iş birliği de derinleşiyor. Moskova ve Pekin, dolar merkezli küresel finans sistemine alternatif olarak ticarette yerel para birimlerinin kullanımını artırıyor. 2025 itibarıyla iki ülke arasındaki işlemlerin yaklaşık %99’u Yuan ve Ruble üzerinden gerçekleştiriliyor (Insight EU Monitoring, 2026).
Ancak bu yakınlaşmanın önemli çelişkileri de bulunuyor. Bunların başında ilişkinin giderek daha asimetrik bir yapıya dönüşmesi geliyor. Çin, Rusya için vazgeçilmez bir ekonomik ortak haline gelirken, Rusya, Çin ekonomisi açısından çok daha sınırlı bir ağırlığa sahip. Rusya’nın Çin’den yaptığı ithalat toplam ithalatının yaklaşık %56’sını oluştururken, Çin’in Rusya’dan yaptığı ithalat toplam ithalatının %1’inden bile az bir seviyede kalıyor (Insight EU Monitoring, 2026). Benzer bir eşitsizlik ihracatta da görülüyor. Çin, Rusya’nın en büyük ihracat pazarı haline gelirken, Rusya, Çin’in toplam ihracatında oldukça sınırlı bir yere sahip. İki ülke arasındaki ticaretin yapısı da bu asimetriyi gösteriyor. Rusya ağırlıklı olarak enerji kaynakları, hammaddeler ve tarım ürünleri ihraç ederken; Çin, Rusya’ya daha çok sanayi ve teknoloji ürünleri satıyor (Insight EU Monitoring, 2026). Üstelik Rusya, Batı yaptırımları nedeniyle enerji ürünlerini Çin’e önemli indirimlerle satmak zorunda kalıyor (MERICS, 2026). Bu durum Moskova-Pekin ilişkisini eşit ortaklıktan çok asimetrik bir bağımlılık ilişkisine yaklaştırıyor. Benzer bir tablo yatırım alanında da görülüyor. Ukrayna savaşı sonrası Batılı şirketlerin Rusya pazarından çekilmesiyle oluşan boşluğu büyük ölçüde Çinli firmalar doldurmaya başladı (Harici, 2026). Bu da Rusya’nın Çin sermayesine bağımlılığını artırıyor.
İlişkinin bir diğer kırılgan noktası ise Orta Asya. Rusya ve Çin bugün bölgede büyük ölçüde iş birliği içerisinde hareket ediyor. Ancak Çin’in ekonomik yükselişi, uzun vadede Rusya’nın geleneksel nüfuz alanını aşındırabilecek bir dinamik de yaratıyor. Sovyet döneminden kalan enerji hatları sayesinde Rusya uzun yıllar boyunca Orta Asya enerji kaynaklarının Avrupa’ya taşınmasında merkezi bir rol oynadı. Bu durum Moskova’ya bölge üzerinde ciddi bir ekonomik ve siyasi baskı kapasitesi sağlıyordu. Ancak Çin’in dünyanın en büyük üretim merkezlerinden biri haline gelmesi, Pekin’i devasa bir enerji ithalatçısına dönüştürdü. Orta Asya ülkeleri enerji kaynaklarını Çin’e ulaştırmak için Rusya’ya bağımlı değillerdir. Bu durum, Rusya’nın bölgesel ekonomik etkisini sınırlandırıyor. Üstelik Çinli şirketler Orta Asya’daki altyapı projeleri, ihaleler ve yatırımlarda giderek daha baskın hale geliyor. Rus şirketleri ise Çin’in ekonomik kapasitesiyle rekabet etmekte zorlanıyor.
Dolayısıyla bugün Moskova ile Pekin’i birbirine yaklaştıran temel unsur ortak ideolojik pozisyonlardan çok ortak jeopolitik baskılardır. Özellikle ABD’nin küresel siyasetteki baskısı iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişimini hızlandırmıştır. Ancak bu durum, Rusya ile Çin arasında uzun vadeli ve sorunsuz bir ittifak oluştuğu anlamına gelmemektedir. Ekonomik asimetri, Orta Asya’daki rekabet dinamikleri ve Rusya’nın giderek artan Çin bağımlılığı, bu ilişkinin gelecekte daha kırılgan hale gelmesine yol açabilir. Nitekim bugün bile taraflar, Rusya’nın Çin’e enerji ihracatını ciddi ölçüde artırabilecek Sibirya’nın Gücü-2 projesi gibi iki tarafında çıkarına uyabilecek bir konuda tam anlamıyla uzlaşabilmiş değillerdir.
Kaynakça
“China–Russia trade boom cools as Beijing raises the price of partnership,” Insight EU Monitoring, 19 Mayıs 2026.
Observatory of Economic Complexity (OEC), “Çin-Rusya İkili Ticaret Profili”, erişim tarihi: 22 Mayıs 2026, https://oec.world/en/profile/bilateral-country/chn/partner/rus
Observatory of Economic Complexity (OEC), “Rusya Ülke Profili – İthalat Verileri”, erişim tarihi: 22 Mayıs 2026a, https://oec.world/en/profile/country/rus
Observatory of Economic Complexity (OEC), “Çin Ülke Profili”, erişim tarihi: 22 Mayıs 2026b, https://oec.world/en/profile/country/chn
Harici, “Rusya ve Çin Arasındaki Ticaret Hacmi 240 Milyar Dolara Ulaştı”, erişim tarihi: 22 Mayıs 2026, https://harici.com.tr/rusya-ve-cin-arasindaki-ticaret-hacmi-240-milyar-dolara-ulasti/
MERICS, “China-Russia Dashboard: Facts and Figures on a Special Relationship”, erişim tarihi: 22 Mayıs 2026, https://merics.org/en/china-russia-dashboard-facts-and-figures-special-relationship

Oku