Duygu DERSAN ORHAN
Günümüzdeki krizler arasında belki de hiçbiri Filistin meselesi kadar görünür bir uluslararası dayanışma üretmedi. Gazze’de yaşanan insanlık dramını protesto etmek için Londra’dan Cakarta’ya, New York’tan Lagos’a milyonlarca insan sokaklara çıktı. Sosyal medya akışları Gazze’den gelen görüntülerle doldu. Üniversite kampüsleri, meslek örgütleri, sanatçılar ve ünlü isimler kamuoyu önünde pozisyon aldı. Ancak bu kadar yoğun küresel mobilizasyona rağmen büyük devletlerin temel politikalarında esaslı bir değişim yaşanmadı. İsrail’e yönelik olarak silah transferleri sürüyor, diplomatik koruma devam ediyor ve stratejik iş birlikleri korunuyor. Peki neden küresel dayanışma siyasal eyleme dönüşmüyor?
Filistin meselesi geçmişte ağırlıklı olarak sol gruplar ve sonrasında da İslamcı yapılar tarafından sahiplenilirken, bugün ortaya çıkan dayanışmanın genişliği dikkat çekici. Bu durumda şüphesiz ki dijital platformların oynadığı rol çok büyük. Filistinli gazeteciler ve siviller, geleneksel medya filtrelerini kısmen aşarak küresel kamuoyuna doğrudan ulaşabildi. Sosyal medyada kullanılan Filistin yanlısı hashtag’ler (#freepalestine, #standwithgaza, #alleyesonrafah) çevrimiçi sesleri küresel bir dayanışma hareketinde birleştirdi. Hashtag’ler sadece dijital olarak işlev görmedi, aynı zamanda küresel bir hareketin sembolik unsurları haline geldi. Protestolar dijital medya araçları aracılığıyla organize edildi ve geniş çapta kitlelere duyurulması sağlandı. 7 Ekim 2023- 26 Ekim 2025 tarihleri arasında dünya çapında 48.000 gösteri gerçekleştirildi (ACLED, 2025). Filistin meselesi ana akım kültürel alanda daha görünür hale geldi, özellikle sosyal medya üzerinden genç kitleler etkilendi, “Ateşkes”, “insani hukuk”, “apartheid” gibi kavramlar daha yaygın kullanılmaya başlandı.
Üniversite kampüsleri protestoların merkezine dönüştü. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki üniversitelerde öğrenciler ve akademisyenler İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik savaşını sona erdirmek için eylem talep etmek üzere çadırlar kurdular. İsrail’i boykot etmek yaygın bir uygulama haline geldi. Boykot ve yatırımların geri çekilmesi kampanyaları (BDS) resmi kuruluşlar aracılığıyla değil, tüketici düzeyinde dijital mobilizasyon yoluyla gerçekleşti. Batı kamuoyunda Filistin lehine açıklamalar yapan sanatçılar ve kültürel figürler, meseleyi geleneksel aktivist çevrelerin ötesine taşıdı. Dua Lipa, Macklemore gibi şarkıcılar ile Mark Ruffalo, Susan Sarandon ve Javier Bardem gibi oyuncuların açıklamaları, Batı kamuoyunda Filistin yanlısı söylemin ana akımda daha görünür hale gelmesine katkı sundu. Bu durum popüler kültürü takip eden genç kitleleri de etkiledi. Batı ülkelerinde son yıllarda yürütülen kamuoyu araştırmaları, özellikle genç Amerikalılar arasında, İsrail’e verilen koşulsuz desteğin azaldığını ve Filistin’e yönelik olarak artan sempatiyi ortaya koymakta (Pew Research Center, 2025; Gallup, 2025).
Bugün Filistin lehine güçlü bir küresel kamusal görünürlük oluştuğunu görüyoruz. Ancak siyasal sonuçlarının son derece sınırlı kaldığını söylemek mümkün. Fransa, Birleşik Krallık, Kanada, Avustralya, İspanya, İrlanda gibi ülkelerin 2024-2025 yıllarında Filistin Devleti’ni resmen tanıması iki devletli çözüm yolunda önemli bir adım olsa da tek başına bir anlam ifade etmiyor. Bu noktada uluslararası tanınmanın bir ilk adım olabileceğini ancak mutlaka Gazze’de şiddetin sona erdirilmesi, hukuki garantiler, yeniden yapılandırılma ve ekonomik destek ve teşvikle desteklenmesi gerekliliğini vurgulamak gerekiyor. Filistin şu anda BM’nin 193 üye devletinin yaklaşık %75’i tarafından tanınmakta (BBC, 2025). BM’de “daimî gözlemci devlet” statüsüne sahip, bu da katılım hakkına sahip olmasına karşın oy kullanma hakkına sahip olmaması anlamına gelmekte.
Filistin meselesinde küresel sivil toplum desteğinin somut siyasal sonuçlar doğurma noktasında yetersiz kalması büyük ölçüde yapısal gerçeklerde yatıyor. Uluslararası sistemde güç dağılımı hala devlet merkezli ve çıkar odaklı olarak şekilleniyor. ABD uzun süreli bir dış politika geleneği olarak İsrail’i stratejik müttefik olarak görmeye devam ediyor. Washington İsrail’in güvenliğini “varoluşsal” kabul ediyor ve bölgedeki askeri avantajı korumasını destekliyor. ABD, İsrail ve Filistin arasındaki savaşın sona erdirilmesinde arabulucu rolü üstlense de arabuluculuk için gerekli olan “tarafsızlık” ve “iki tarafa eşit mesafede olma” özelliklerini taşımıyor. Açık bir biçimde, İsrail’e stratejik güvenlik desteğini sürdürüyor. Sadece ABD’de değil, pek çok Batı ülkelerinde İsrail yanlısı lobi ağlarının son derece kuvvetli olduğunu söylemek mümkün. Bu ülkelerde resmi güvenlik söylemleri, İsrail’i terörle mücadelede stratejik ortak olarak konumlandırıyor.
İsrail konusunda, uluslararası kurumların yaptırım kapasitesi de sınırlı kalıyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde daimî üyelerin (ABD, Rusya, Çin, Fransa ve Birleşik Krallık) sahip olduğu veto yetkisi bağlayıcı kararları engellemekte, Genel Kurul kararları ise zorlayıcı nitelik taşımamakta.
Filistin meselesindeki küresel sivil toplum desteğinin, kavramsal çerçeveleri dönüştürdüğünü, kamuoyu tartışmalarını tetiklediğini ancak zorlayıcı bir kapasiteye sahip olmadığını görüyoruz. Diğer bir ifadeyle uluslararası dayanışma, söylemi dönüştürdü ancak henüz politikayı dönüştüremedi. Uluslararası sistemin yapısal kısıtları, güvenlik ve ittifak ilişkileri söz konusu olduğunda karar alıcılar mevcut politikaları sürdürmenin maliyetinin yönetilebilir olduğunu düşündükleri sürece, politika sürekliliği büyük ölçüde korunuyor. Filistin örneği dijital çağın paradoksunu gözler önüne sermektedir; küresel öfke hızlı ve kitlesel olabilir ancak kurumsal araçlar olmadan dönüştürme kapasitesi sınırlıdır.
KAYNAKÇA
ACLED (2025). Two years of global demonstrations in support of Palestine, https://acleddata.com/infographic/two-years-global-demonstrations-support-palestine
BBC (2025). What does recognising a Palestinian state mean?, https://www.bbc.com/news/articles/cvgp5z1vvj5o
Gallup (2025). Less Than Half in U.S. Now Sympathetic Toward Israelis, https://news.gallup.com/poll/657404/less-half-sympathetic-toward-israelis.aspx
Pew Research (2025). Americans’ views of Israelis, Palestinians and their political leadership, https://www.pewresearch.org/politics/2025/10/03/americans-views-of-israelis-palestinians-and-their-political-leadership/

Oku